
Yarım Kalanlar (1. Kısım)
Karga tulumba görüş odasına getirilip sandalyeye oturtuldu. Gözlüğü burnunun ucunda sallanıyor yere düştü düşecekti. Kelepçeli elleriyle gözlüğünü düzeltip karşısında oturan adama dik dik bakarak ‘‘Sadece kızımdan haber almak istiyorum hepsi bu.’’ dedi endişe içinde kıvranarak. Karşısındaki adam gayet rahat tavırlar sergiliyor, onun istediği teskini vermemekte ısrarcı davranıyordu. Tek istediği içerideki adamının öldürülüp ortadan kaldırıldıktan sonra en az onun kadar becerikli birini yerine yerleştirip refah içinde işlerinin devamının olmasıydı. Çok iyi biliyordu yerine bıraktığı adam kızı için tüm isteklerini kabul edeceğini. ‘‘Merak etme Ümit, kızına kimse zarar veremeyecek.’’
Yarım kalan her şey acı verir. Bazen hayalinden vazgeçmek zorunda kalmak ya da hakkın olanı yaşayamamak. Bazen de yarım kalan hatıralar acıyı iliklerine kadar hissettirir. Yara bere olmadan da sızlar bir yanın. En çok da acıyı kalp çeker. Yarım kalmak kalbe iyi gelmez.
Ait hissetmediği dede evinde kimseyle paylaşamadığı sır gibi duygularını gizlemekte zorluk yaşıyordu Zeynep.
Her nesnenin simgesi vardı ona göre, her şey bir şeyleri anımsatırdı, tek başına kök salmış bir ağacın yaşamı anımsattığı gibi, çıktığı yolun varacağı yere göre şekillenmesi, terminaller, hava alanları, tren istasyonlarının ayrılığı veya kavuşmayı simgelediği gibi. Ve bu simgeleri hissetmek ona acı veriyordu, çünkü o tren istasyonunda yarım kalmış bir hatıranın içinde boğuşuyordu.
Çoğu geceler rüyasında görürdü bulanık anısı, avuç içleri terlemiş adamın elini sımsıkı tutup geniş atılan adımlara yetişmek için verdiği mücadeleyi, adamın attığı bir doksanlık adımlara yetişemeyince küçük adımları, elmanın dalında sallandığı gibi tutunduğu elde sallanışını, kucağına alınca kalın siyah çerçeveli gözlüğünün ardındaki o endişeli bakışları. Henüz ona kadar saymayı bildiği için bindiği trenin yolcu vagonunun çiftli sayısını okuyamayışını. O yerde, o anda bir yarım kalmışlıktı içini acıtan. Tam emin olmamakla beraber babasının o adam olduğunu benimsemişti yıllarca. Onun hakkında bilmediği ne varsa öğrenme arzusuyla büyümüştü. Ve bir gün, belirsiz ama olacak olan bir gün kavuşacaktı, o gün içindeki doldurulmayan boşluk dolacak, kapanmayan yarası sarılacak gibi hissediyordu. Annesi, dedesi ve dayıları ona muazzam bir hayat sunsa da bu terk edilmiş hissi hiçbir yere aidiyet sağlayamıyordu. Bağırlarına bassalar dahi en ufak bir yanlışında, ‘onun kızı ne beklersin’ bakış açısı içini kanatmasına yetiyordu. Her ne kadar dedesinin soy ismini almış olsa da herkes gibi köklerinin başka bir yerden geldiğini biliyor, tıpkı yerini değişince küsen mimoza çiçeği misali içinde bir yerlere göç ediyordu. Hem kırılgan hem de bu sisli hatıra zaman zaman hayattan kopmasına sebep olurdu. Annesine sormaya cesaret edemezdi çünkü birçok defa aşırı ters tepki almıştı. Fakat artık büyümüş, ne istediğini bilen genç bir kız olmuştu. Onu, o gün alıp trene birlikte bindikten sonra raylar yavaşlamaya başlayınca eline en sevdiği çilekli lolipop verip, üzüntülü bir bakışla elini öperken ‘Affet beni’ diyerek hızla yolcu vagonundan inmesinin ve mutluluğu da mutsuzluğu da elindeki lolipopta tatmasının nedenini bilmek istiyordu, buna hakkı olduğunun sonuna kadar arkasındaydı. En son ısrarla biraz da asice annesine sorduğunda acımasız bir cevap almıştı ‘Ne yapacaksın kendine dahi fayda sağlamayan adamı geberip gitti zaten.’ canını yakıp bir daha sormaması içindi ona göre bu verilen cevap. Vazgeçmeyecekti kararlıydı. Sisli hatırasını netleştirecekti.
Tek güvendiği kuzeninden yardım istedi sadece bir isim gerisini o halledecekti. Ona isim değil bir tel. numarası verdi, ‘‘Uzun zamandır hareket yok ama hat açık, dedemle bir iki yıl öncesine kadar irtibat hâlindeymiş.’’ bu onu umutsuzlukla umut arasında bırakmıştı. Tüm mesajlaşmalara ulaşamamış bir tek ‘Kızın iyi merak etme’ sesli mesajına ulaşabilmişti. Fakat mesaj karşı taraftan yanıtsız bırakılmıştı. ‘Ya gerçekten ölmüşse’ diye iç geçirdi, bu yüzden aramaya cesaret edemedi. O akşamdan itibaren günlüğüne dahi dökemediği içini babasına anlatır gibi o numaraya yazdı, mesajlarının okunup okunmadığından emin olmadan.
…………………………………………
Öykünün devamı okumak için tıklayın.

