Yazan: Seda Toprak
“Zaman, insanın hayaliyle akıp gitmez; içimizde birikir.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Annelik… Zamanın en sessiz, en derin hâli. Bir annenin kucağında saatler başka türlü işler. Gün, sabahla değil bir nefesle başlar artık. Dakikalar, bebeğinin ağlamasıyla uzar; sonra bir gülümsemede kısalır. Bir bakarsın gece olmuş, ama sen hâlâ o ilk “anne” sesinde asılı kalmışsındır. Zaman annelikte yeniden doğar. Bir fincan kahve soğurken, bir ömürlük sabır demlenir. Ev sessiz değildir aslında, sadece kalbin sesi daha yüksek çıkar olmuştur. Her nefes, bir duadır; her sessizlik, bir hikâye. Her annenin kendi “sessiz anlar kitabı” vardır. Cümleleri uykusuz gecelerle, sayfaları şefkatle doludur. O kitapta her satır bir dua, her nokta bir nefes gibidir. Ve o kitap hiçbir zaman bitmez, sadece derinleşir. Çünkü zaman, anneyle birlikte dönüşür, tıpkı annenin de zamanla değiştiği gibi. Atılan ilk adımla, söylenilen ilk kelimeyle dünün yorgunluğu, bugünün mutluluğuna dönüşüvermiştir ve bu ilklerde duruverir zaman. O an mühürlenir annenin kalbine sonsuza dek saklanır anı defterinde. Bir gülücük, minik ellerin elini sımsıkı tutması, bin teşekkürün yerine geçer. Ve zaman, nihayetinde hep aynı yere döner: Bir çocuğun kalbine.
Editör: Fatma Karataş

