
“Hayatını çizgiler çizerek harcayabilir ya da onları aşarak yaşayabilirsin.”
İnsanın hayatı, görünmez çizgilerle doludur. Çocukken aile çizer o çizgileri: “Şunu yapma, buraya gitme, böyle konuşma.” Okula gidince öğretmen çizer: “Bunu ezberle, böyle düşün.” Topluma karışınca başkaları çizer: “Şöyle görün, böyle yaşa, şuraya kadar gel ama öteye geçme.” Ve bir bakmışsın ki hayat, başkalarının çizdiği sınırlardan ibaret olmuş.
Ama asıl mesele şudur: Sen kendi çizgilerini de çizersin. “Ben yapamam” diye başlarsın. “Benim gücüm yetmez” dersin. “Benim yolum buraya kadar” diye bir sınır koyarsın. O sınır, çoğu zaman gerçek değil, korkunun sesidir. Ama sen ona inanırsın, o sınır senin gerçeğin olur.
İşte bu yüzden insan iki hayat arasında seçim yapar: Çizgilerin içinde oyalanan hayat ya da çizgileri aşarak yaşanan hayat.
Çizgilerin içinde kalan güvende hisseder. Orası tanıdık, risksiz, alışılagelmiş bir alandır. Ama aynı zamanda daraltıcıdır. Çünkü çizgiler, seni korurken aynı zamanda seni küçültür. Oysa çizgilerin dışına çıktığında, gerçek genişlik başlar. Orada belirsizlik vardır ama orada aynı zamanda özgürlük de vardır.
Her büyük keşif, bir çizginin ötesine adım atanlarla gerçekleşmiştir. Bir ressam kuralları bozarak yeni bir tarz doğurmuştur. Bir düşünür yasaklı soruları sorarak yeni ufuklar açmıştır. Bir yolcu bilinmeyene yürüyerek yeni kıtalar bulmuştur. Onların ortak noktası, çizgilere razı olmamalarıdır.
Ama çizgileri aşmak sadece dış dünyada değil, iç dünyada da gerekir. “Ben böyleyim” deyip kendini sınırlamak en ağır zincirdir. Oysa insan, sandığından daha fazlasıdır. Kendi koyduğu çizgiyi aştığında, içindeki yeni bir gücü keşfeder.
Hayatını çizgiler çizerek harcayabilirsin: Hep temkinli, hep sınırlı, hep başkalarının gözlerine göre şekillenmiş. Ya da onları aşarak yaşayabilirsin: Hatalar yaparak, risk alarak, kendi yolunu açarak.
Seçim senin: Güvende ama kısılmış bir hayat mı, yoksa belirsiz ama özgür bir yol mu?
Ve unutma, çizgiler kağıtta değildir; zihindedir. Onları aşan, aslında kendi içindeki zincirleri kırandır.
