DenemeEdebiyatManşet

Sosyal Medya Çılgınlığı

Esra SAYGINER Sosyolog-Yazar

Sosyal medya kullanımının artmasıyla beraber insanlar arası etkileşim ve fikir alışverişi de artmış bulunmaktadır. Gezilecek yerler, oturulacak mekanlar, meşhur yemekler, farklı tatların keşfedilmesi konusunda artık sosyal medya kolay bir şekilde insanlara yol gösterici olabiliyor. Ancak son zamanlarda geldiğimiz noktaya bakınca iş biraz çığırından çıkmış gibi. Sırf sosyal medyada paylaşmak, ‘‘O mekâna ben de gittim, o etkinliği ben de yaptım, o yeri ben de gördüm.’’ demek için popüler kültüre kendini kaptıran bir kesim oluşmaya başladı.

Geçenlerde sosyal medyada, İzmir’de bir mekânın adının yazılı olduğu büyük panonun önünde fotoğraf çektirmek için sıraya giren müşteriler olduğunu gördüm. Yine aynı şekilde sabahın köründe kano turlarına katılıp ellerinde telefonlar her açıdan video, fotoğraf paylaşmaya çalışan yüzlerce insanın verdiği o anlamsız görüntü… Aslında orada hiç kimsenin amacı kanoya binmek, restoranda yemek ya da kahve içmek değil. Burada amaç sadece paylaşımı için görünür bir şeyler yapmak.

Ben de bir sosyal medya kullanıcısı olarak şunu diyebilirim ki çoğu zaman o mecrada yaptığım paylaşımlar benim bir anı köşemdir. İleride dönüp bakacağım, hatırlayacağım elimin altındaki bir kayıt belleğidir. Ya da öyle bir poz yakalarım ki kadrajındaki o güzelliği başkaları da görsün isterim. Ama ne zaman çekim yapmaya kapılıp yaşadığım anı kaçırdığımı fark edersem işte o zaman birkaç güzel pozdan sonra telefonu çantama koyar ve anı yaşamaya çalışırım.

Zaten amaç da bu olmalı değil mi? Güzel anılar yaşamaya çalışmak, güzel yerler gezmek, keşfetmek, tatmak ve şükür hâlinde o farkındalığın tadını doya doya yaşamak… Hayatımın hiçbir döneminde sadece fotoğraf çekip paylaşayım diye bir yerde sıra beklediğimi bilmem.

Sosyal medyanın büyülü dünyasına kapılıp gözden kaçan o kadar çok şey var ki. İnsan kontrolü elden kaybettiği an samimiyetini de kaybediyor. İnanın kim neyi neden paylaşmış o duygu karşı tarafa yansıyor. Sen tek bir fotoğraf için saatlerce sıra bekleyip ya da olmayan şartlarını “zorla yapacağın etkinliğe, geziye uydurmaya çalışıp” sosyal medyada görünür olmaya çalışırken aslında sadece komik göründüğünün farkında bile olmuyor.

Çocuklarımızın elinde sürekli telefon var diye söylenirken yetişkinler çocukları da geçti maalesef. Hani “Her şeyin azı karar çoğu zarar” diye bir söz var ya gerçekten o kadar doğru ki. Aşırılık hiçbir konuda, hiçbir zaman fayda vermemiştir. Bizlerin de hem ruhsal hem de bedensel sağlığımızı korumak ve kendimizden küçüklere doğru bir rol model olabilmek için önce kendi yapıp ettiklerimizi kontrol altına almamız gerekmektedir.

İlgili Haberler

Ayın Karanlık Yüzü

okuryazarkitaplar

Tiyatro Karakter Analizi ve Edebi Derinlik

okuryazarkitaplar

Mehmet Emin Yurdakul ve “Ben Bir Türküm”

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...