Okuryazarkitaplar
DenemeEdebiyatKöşe & YazıManşet

Batının Kibirli Zihniyeti

Salim AYDIN

Bugün dünya siyasetine baktığımızda karşımıza çıkan en büyük tehlike sadece savaşlar değildir. Asıl tehlike kendisini insanlığın efendisi gören kibirli zihniyettir. Teknolojiyi, ekonomiyi ve medyayı elinde bulunduran güçler; adalet dağıtmak yerine dünyayı kendi çıkarlarına göre şekillendirmeye çalışmaktadır. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemleriyle kürsülerden ahlak dersi verenler çıkarları söz konusu olduğunda milyonlarca insanın hayatını hiçe sayabilmektedir.

Batı’nın yıllardır dünyaya üst perdeden bakan tavrı artık gizlenemiyor. Güçlü olanın haklı sayıldığı bir düzen kurulmuş durumda. Bir coğrafyada akan kan “terörle mücadele” diye meşrulaştırılırken başka bir yerde aynı olay “insanlık suçu” ilan ediliyor. Çünkü onların terazisinde adalet yok menfaat var. Mazlumun kim olduğuna değil, petrolün, paranın ve siyasetin hangi tarafta olduğuna bakılıyor.

Bugün Gazze’de çocuklar ölürken sessiz kalanların insan haklarından bahsetmesi büyük bir çelişkidir. Dünyanın gözü önünde şehirler yıkılıyor insanlar açlığa mahkûm ediliyor fakat sözde medeni dünya hâlâ diplomatik cümlelerin arkasına saklanıyor. Sessizlik bazen kurşundan daha ağırdır. Çünkü zalime cesaret veren şey yalnızca silah değil, dünyanın suskunluğudur.

Teknoloji ilerledikçe insanlığın gelişeceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki teknoloji vicdanla birleşmezse sadece daha güçlü bir zulüm aracına dönüşüyor. İnsansız hava araçları yapay zekâ sistemleri, gelişmiş silahlar. Bunların hepsi insanlığı korumak için değil bazen daha hızlı yok etmek için kullanılıyor. Güç sarhoşluğu yaşayan devletler dünyayı adeta ateş çemberine çevirmiş durumda.

En acı olan ise mazlum halkların değersiz görülmesidir. Fakir ülkelerin çocukları ölünce dünya birkaç gün konuşup unutuyor. Ama güçlü devletlerin çıkarı sarsıldığında bütün dünya ayağa kaldırılıyor. İşte bu ikiyüzlü düzen, insanlığın vicdanını çürütmektedir.

Fakat unutulmamalıdır ki tarih boyunca kibirle yükselen hiçbir güç sonsuza kadar ayakta kalmadı. Roma da çöktü, sömürge imparatorlukları da dağıldı. Bugün insanlığı küçümseyenler de bir gün kendi kurdukları adaletsizlik düzeninin altında kalacaktır. Çünkü zulüm büyüdükçe öfke de büyür. Mazlumların ahı bazen yıllar sonra çıkar ama mutlaka çıkar.

İnsanlığın bugün ihtiyaç duyduğu şey daha fazla silah değil; daha fazla vicdandır. Daha fazla baskı değil; gerçek adalettir. Dünya birkaç güçlü devletin çıkarından ibaret değildir. Eğer insanlık ortak bir vicdan geliştiremezse, yarının dünyasında kazanan olmayacaktır. Çünkü ateş sadece mazlumu değil, sonunda onu yakanı da yakar.

İlgili Haberler

Tomris Uyar’ın Öykü Anlayışı

okuryazarkitaplar

Ruhumuzun Tekamülü…

okuryazarkitaplar

MERDİVENLER

okuryazarkitaplar

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...