Okuryazarkitaplar
DenemeEdebiyatManşet

Bunları Öğrenmeden Yaşamaya Başlama

Zekeriya Efiloğlu

İnsanları tanımak mı istiyorsun?

Bilmeden yaptığın bir hatayı ve maddi olarak işlerinin ŞAŞMASINI BEKLE.

Hiç dikkat ettin mi?

Ne kadar da çok candan görünüyorlar, bir tepe göster hele AŞMASINI BEKLE.

Çok kalabalık görünüyor şimdi etrafın çünkü sahibisin her şeyin, hele bir de kalenin DÜŞMESİNİ BEKLE.

Yalanın bol bol tüketildiği; dost zannettiklerimizin yılan çıktığı; vefasızlığın, iki yüzlülüğün, adam satmanın ve ihanetin saltanatını sürenlerin çoğaldığı bu dünyada siz iyilik yapmaya ve sevgi ekmeye devam edin. Çünkü sevgi ekmeye devam edenlerin cennette kocaman bir bahçesi olur.

Aslında o kadar yoruldum ki hain yüzleri görüp gülümsemek zorunda kalmaktan. Oysa onlar yaptıkları ihaneti benim bildiğimi bilmiyorlar. Çok rahatlar. Meğer ne kadar da zormuş insanların gerçek kimlik ve kişiliklerini bilerek onlarla her gün karşılaşmak. Sanki aynı bıçak darbesini sırtında her an taşıyor gibi oluyorsun. Gitmen, uzaklaşman gerektiğini biliyorsun, mecburiyetler yüzünden katlanıyorsun. Hayat neleri öğretmiyor ki insana, önce dostum deyip sarıldıklarından, sonra fellik fellik kaçıyorsun.

Sevdiğin insanların kaypak çıkmasına üzülme, sevmeyi bilen bir kalbin olduğu için şükret. İnsanların nankör olduklarına hayıflanma, ne kadar harika bir yol arkadaşı olduğun için şükret. Menfaati için seni satanları umursama; merhamet ve iyilik dolu bir kalbin olduğu için şükret. Bütün dertleri sırtına yükleyip kaçanlara aldırma, Allah’a en yakın olmayı seçtiğin için şükret.

İnsanları ikna etmek, onları bir şeye inandırmak için uğraşmayın. Sebepsiz eleştirilere, bilmeden söylenenlere ve boş lakırdılara kulak asmayın. İçinde şeytan barındıranların dilinden bal damlasını beklemek, güneşin batıdan doğuşunu beklemek kadar anlamsızdır. Çünkü bu zaman iltifat edenlerin değil iftira edenlerin altın çağını sürdüğü bir zaman.

En büyük yalnızlık kuru insan kalabalıklarının yanımızda olmaması değil, yüreğimizde birikenlerin ve sustuklarımızın ağzına kadar tıka basa dolmasıdır.

Fedakârlık üstüne fedakârlık yaptığınız ne zaman arasa ne zaman dara düşse hemen koştuğunuz, her sıkıntısında her acısında derman olmak için çalıştığınız insanlar gün gelecek sizi tanımayacak, adınızı bile anmayacaklar. “Neden? ” diye sorduğunuzda cevap bulamayacaksınız. Çünkü savunulacak bir şeyi kalmayanlar kendilerini haklı çıkarmak için her şeyi inkâr etmeye başlarlar. Öyle inkâr ederler ki gece karanlığından, şeytan şeytanlığından utanır.

Herkesi memnun etmek çok zor bu zamanda. Maalesef etrafımız yapıp ettiklerimize bir kulp takan insanlarla dolu. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki bazıları eleştirmiyor, düpedüz hakaret ediyor. Bir gönlü sebepsiz yere incittiklerinden habersizler. Siz doğru bildiğiniz ve inandığınız her ne varsa onun peşinden inanç ve azimle gidin, Allah istediklerinizi size yetiştirmek için seferber olacaktır.

İlgili Haberler

Efsanelerin Toplumsal İşlevi

okuryazarkitaplar

Yeşil İplik

KÜBRA ÇAKAR

Bir Afrika Macerası

okuryazarkitaplar

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...