Bu gün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telaş Gencim...
. Turgut Uyar’ın “Sevda Sözleri” tam öyle bir şiir. Erken döneminin en dokunaklı, en çıplak eserlerinden; sevgiliye değil, sevgiye sesleniyor sanki. İşte o dizeler: Sevda...
Bazı şiirler vatanı bir sevgili gibi kucaklar; ne süslü laflar eder ne de büyük nutuklar atar, sadece sever. Turgut Uyar’ın “Türkiye’m”i de öyle; erken döneminin...
Bazı şiirler, şehrin neon ışıklarının arasında bir orman gibi belirir; yabani, uzak ve kurtarıcı. Turgut Uyar’ın “Geyikli Gece”si tam öyle bir şiir. Okurken sanki asfaltın...
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda...
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;...
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak....
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi. -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’yaKaç donanmayla sarılmış ufacık bir...
Bazı şiirler, tarihin tozlu sayfalarından fırlayıp gelir; eski bir gazel gibi okunurken birden kalbi hızlandırır. Yahya Kemal Beyatlı’nın “Yeniçeriye Gazel”i de öyle; İstanbul’un fethini, yeniçerilerin...
Bazı şiirler, sonbahar gibi iner insanın üstüne; yapraklar dökülürken bile bir dinginlik bırakır geride. Yahya Kemal Beyatlı’nın “Dönülmez Akşamın Ufkundayız”ı, ya da asıl adıyla “Rindlerin...
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil...
Bazı şiirler, aşkı anlatırken sanki zamanı da büker. Cemal Süreya’nın “İki Kalp”i tam öyle; mesafeyi, bekleyişi, o ufak dokunuşların ağırlığını bir anda koyar önüne. İşte...
