Yazar: Ramazan Turhan
“Şu an inanılmaz derecede dirençliyken sana sadece koyduğun kadarını verebilir.”
Hayat, insana çoğu zaman taşıyamayacağı yükü yüklemez. Ama insan, kendi direncini çoğu zaman hafife alır. Zor bir anda, kalbin sıkıştığında, nefesin daraldığında “Artık dayanamam.” dersin. Oysa bakarsın ki dayanmışsın. Çünkü senin bilmediğin ama hayatın bildiği bir güç vardır içinde.
İnsanın direnci, kasları gibidir. Ancak zorlandığında gelişir. Hafif yükler seni aynı yerde tutar. Ama ağırlık artığında, bedenin güçlenmeye başlar. Hayat da sana tam direncinin sınırında olan yükleri verir. Çünkü biliyordur: Senin taşıyabileceğin bundan fazlası değil, bundan azı da değildir.
Bugün yaşadığın zorluk, aslında senin içindeki dayanıklılığı ortaya çıkarmak içindir. Eğer bu sınav sana geldiyse demek ki içinde ona yetecek güç vardır. Çünkü imtihan, daima kapasiteyle ölçülür. Hayat senden, koyduğun kadarını geri ister. Ne kadar emek koyuyorsan karşılığında o kadarını alırsın.
Ama unutma, direnç sadece zorluklara dayanmak değildir; onlardan öğrenmektir. Her acı, sana bir şey öğretir. Her sıkıntı, seni biraz daha yoğurur. Direncin sınırlarını zorlayan şey, aslında seni senin olabileceğin hâle yaklaştırır.
İnsanın en büyük hatası, kendini zayıf sanmasıdır. Çünkü zayıflık hissi, çoğu zaman gerçek zayıflık değildir; sadece fark edilmemiş bir güçtür. İnsan kriz anında, içinden hiç bilmediği bir dayanıklılık çıkarır. “Ben bunu nasıl atlattım?” dersin. Oysa cevabı basittir: Hayat, sana o yükü verirken zaten senin direncini ölçmüştür.
Şunu bil: Şu an ne kadar dirençliysen sana verilen yük de o kadar olacaktır. Çünkü imtihanın ölçüsü, içindeki güçtür. Bir dağa çıkmak isteyen, düz yolda yürüyerek hazırlanamaz. Dağa çıkmak için dik yamaçlara tırmanmak gerekir. Senin hayatına gelen diklikler, aslında çıkacağın dağın büyüklüğünü gösterir.
O yüzden yaşadığın zorluklardan şikâyet etme. Çünkü onlar, senin gücünün işaretidir. Eğer güçsüz olsaydın, bu yükler sana verilmezdi. Eğer bu sınav önüne geldiyse senin içinde de ona denk bir direnç vardır.
Ve en önemlisi: Hayat, sana sadece koyduğun kadarını verir. Çaban kadar, emeğin kadar, sabrın kadar… Ne kadarını ortaya koyuyorsan o kadarını alırsın. Direncin de emeğin de bir terazidir. Teraziye ne koyarsan karşılığında onu bulursun.
Sonunda fark edersin: Asıl mesele yük değil, senin gücün. Çünkü yük seni kırmak için değil, seni açığa çıkarmak için var.
Editör: Orhan Özer
