Ahmet Yılmaz
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, yalnızca bir gezginin gözlemleri değil; geçmişin nabzını tutan bir edebi hazinedir. Bursa’ya dair anlattıkları ise Osmanlı’nın doğuş sancılarını, zaferle yoğrulmuş bir şehrin ilk soluğunu ve manevi dokusunu gözler önüne serer. Osman Gazi’nin son nefesiyle, Orhan Gazi’nin ilk büyük fethine tanıklık eden bu şehir; kaplıcaları, kaleleri, camileri ve çarşılarıyla bir İrem bağı gibi tasvir edilir. Evliya’nın kaleminde Bursa, sadece bir yer değil; bir medeniyetin ilk adımı, bir rüyanın vücut bulmuş hâlidir. Bu eşsiz anlatının izini sürmek, hem tarihî hem edebî bir yolculuğa çıkmak demektir. İşte sizler için Evliya Çelebi seyahatnamesinden orijinal bir alıntıyla sizlere Bursa tarihini sunuyoruz. Keyifli okumalar dileriz.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Bursa Tarihi
Osmanoğlu Devleti’nin ortaya çıktığı ilk yıllarda önce Osman [222b] lafzı senesi tarihinde, Osman Gazi beyliğinin ilkyıllarında üç kere kuşattılar. Üçüncüsünde Osman Gazi nikris hastalığına tutulup bu sefer de alamayıp yine Konya’ya yöneldi. Şehzâde Orhan Çelebi ile Şeyh Hacı Bektaş-ı Velî’yi 80.000 İslâm askeri ile Bursa’ya gönderip kuşattırdı. Bursa Kalesinin Kaplıca tarafında büyük bir kule ve Pmarbaşı’nda da büyük bir kule yapmaya başladılar. Yedi ayda bu kuleleri tamamlayıp Bursa’yı yeniden kuşatmaya başladılar.
Kaplıca tarafından Orhan Bey, Pınarbaşı tarafındaki kuleden Orhan Bey’in kardeşinin oğlu Timur Bey ve dağ tarafındaki eğimli yerden de Balabancık Bey kuşatıp dört taraftan yardıma gelen kâfirleri tamamen kılıçtan geçirdiler. Kale içinde sığınmış olan kefereler kıtlık ve yokluğa düşüp sonunda bir sene kuşatmadan sonra vire ile kaleyi Orhan Gazi’ye 722 [1322] tarihinde teslim ettiler. Osman Gazi’ye müjde ile Orhan Gazi seğirdip gitti, ancak Bursa feth olduğu saat Osman Gazi ruhunu teslim etmişti. Oğlu Orhan Gazi müstakil padişah olup Hacı Bektaş-ı Velî ile Bursa’ya geldi. Bursa ilk Osmanoğlu taht merkezi olup o kadar mamur ve bakımlı oldu ki sanki bir İrem bağı idi. Osman-Gazi’nin vefatına tarih “Fethzi Bursa”,
Diğer bir anlatımında: Meğâribde meşârıkda pür zeyrıîdir. Ki tarihi “Ümmü’l-fütûhîn”dir. Ama Bursa lafzı eksiktir. Daha sonra ılgar ile Osman Gazi’nin naşını Bursa’ya getirip İç kalede defnettiler, büyük ziyaretgâhtır. Merhum Osman Gazi, fanta çıkmadan önce babası Ertuğrul Gazi beyliğinde yetmiş pâre şehir fethetmiştir. İlk fethi Kocaeli (Akçakoca eliyle) ve Yalakâbâd Kalesidir ki, bu İznik şehrine yakındır. Osman Gazi seyyidlerden Hazret-i Şeyh Edebalı azizin kızını aldı. Orhan Gazi o kızdan doğduğu muhakkaktır. Onun için Osmanoğulları, anneleri tarafından Peygamberimizin soyundandırlar. Şeyh Hazret-i Tursun Fakıh, Şeyh Edebalı’nın akrabalarından olup Osman Gazi’nin tahta ilk çıkış hutbesini bu Tursun Fakıh okudu.
Diğer taraftan Bursa yeni fetholduğundan Kayseri, Konya, Niğde, Aydın, Saruhan, Karaman, Darende ve Maraş diyarlarından o kadar ümmet-i Muhammed gelip toplandı ki insan deryası oldu. Orhan Gazi denizler gibi İslâm askerleri ile dört tarafta olan düşmanlara, şahin yuvasından süzülür gibi süzülüp düşmanlardan intikam alıp ganimet malları ile bütün İslâm gazileri zengin oldu. Bursa’yı da mamur ve bakımlı hale getirip Belh u Buhara ve Horasan diyarlarından nice yüz erenler gelip yerleştiler. Hâlen Bursa mamur olmakta ve gelişmektedir. Ancak ilk gördüğümüz zamanda,
Bursa imaretleri: İç kalede toplam 2.000 güzel evler ve kat kat yüksek saraylar. ardır. Ancak bağı ve bahçeleri olmayan dar evlerdir. Yedi mahallesi, yedi cami ve mescidi ve bir hamamı vardır. Çarşı pazarında 20 adet dükkânları vardır. Sultan Orhan Camii buradadır. Uzunluğuna ve genişliğine 110 ayak camidir. Bu camiin tek şerefeli bir minaresi vardır. Orhandırlar.
Bursa hakimleri: Öncelikle Fâtih Sultan Mehmed’den beri Anadolu eyaletinin hükümeti altında Hüdâvendigâr adıyla bir sancak paşası hakimdir .Padişah tarafından hâss-ı hümâyûnu 618.079 akçedir. Sancağında zeamet 420 ve timar 1005’dir.

