Okuryazarkitaplar
Güncel HaberKültür HaberManşet

Esin Tarakçıoğlu: ‘Dünya Kardelenler Derneği’ Umut ve Dayanışmanın Hikâyesi

Esin Tarakçıoğlu: “Dünya Kardelenler Derneği Bir Umut Işığıdır”

Toplumsal dayanışma ve insan hikâyeleri üzerinden şekillenen çalışmalarıyla dikkat çeken Dünya Kardelenler Derneği’nin kurucusu Esin Tarakçıoğlu ile derneğin kuruluş sürecini, hedeflerini ve topluma bakışını konuştuk.

Sizi “Dünya Kardelenler Derneği”ni kurmaya götüren kırılma anı neydi?

Hayatımda öyle anlar oldu ki insanın ya tamamen yıkıldığı ya da yeniden doğduğu o ince çizgide yürüdüm. En büyük kırılma anım yalnızlığın, çaresizliğin ve anlaşılmamanın en derinini yaşadığım dönemdi. O süreçte şunu fark ettim: Benim gibi sessizce acı çeken, görünmeyen o kadar çok insan var ki…
İşte o an sadece kendi acımı taşımak yerine başkalarının yarasına da merhem olma kararı aldım. Dünya Kardelenler Derneği bu kırılmanın içinden doğan bir umut ışığıdır.

Kardelen metaforunu dernek ismi olarak seçmenizin ardındaki anlam nedir?

Kardelen karların içinden çıkan, her türlü zorluğa rağmen hayata tutunan bir çiçektir. Ben de hayatım boyunca zorlukların içinden geçerek ayakta kalmaya çalıştım. Kardelen benim için sadece bir çiçek değil; direnişin, sabrın ve yeniden doğuşun sembolüdür. Bu yüzden derneğimizin adı benim yaşam mücadelemin bir yansımasıdır.

Kendi yaşanmışlıklarınız derneğin vizyon ve misyonunu nasıl şekillendirdi?

Yaşadığım her acı bana bir başkasının acısını daha iyi anlayabilme gücü verdi. Özellikle sığınma evi süreci hayatta kalmanın ne demek olduğunu bana öğretti. Orada gördüğüm her hikâye derneğin temelini oluşturdu. Bu yüzden vizyonumuz sadece yardım etmek değil, gerçekten anlamak ve birlikte iyileşmek üzerine kurulu.

“Unutulmuş Bireylerin Yanında Yürümek İstiyoruz”

Dernek olarak öncelik verdiğiniz hedef kitle nedir?

Önceliğimiz kadınlar, çocuklar, kimsesizler ve hayatın bir köşesinde unutulmuş bireylerdir. Onlara ulaşmak için sahada aktif çalışmalar yürütmeyi, birebir temas kurmayı ve onların ihtiyaçlarını gerçekten dinlemeyi önemsiyoruz. Biz sadece destek veren değil, yanında yürüyen gönüllüler olmak istiyoruz.

“Yaşanabilir bir hayat sunmak” ifadesini somut olarak nasıl tanımlıyorsunuz?

Yaşanabilir bir hayat sadece barınmak değil, huzurla nefes alabilmek, kendini güvende hissetmek ve umut edebilmektir. Bu doğrultuda eğitim projeleri, psikolojik destek programları, sosyal yardımlar ve üretime dayalı projeler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Toplumun dezavantajlı bireylere yaklaşımında sizce en büyük eksiklik nedir?

En büyük eksiklik empati eksikliğidir. İnsanlar çoğu zaman anlamadan yargılıyor. Yaşamayan bilemez, yazamaz ve anlatamaz. Sadece yargılar. Sanki kendisi bir gün bu duruma düşmeyecekmiş gibi yaşar. Yaran kanar; ama o yaralar neden oldu diyerek sormak yerine seni sürekli olarak yargılar. Oysa bir hayatı değiştirmek bazen sadece anlamaktan geçer. Biz bu algıyı değiştirmek için farkındalık projeleri, etkinlikler ve gerçek hikâyelerle topluma dokunmayı hedefliyoruz.

“Her Kadın Küllerinden Doğabilir”

Sizinle aynı yoldan geçen kadınlara ne söylemek istersiniz?

Asla yalnız değilsiniz. En karanlık an bile bir başlangıcın habercisidir. İçinizdeki gücü küçümsemeyin. Ben düştüm, kırıldım ama yeniden ayağa kalktım. Siz de kalkabilirsiniz. Unutmayın, en güçlü kadınlar en çok yara almış olanlardır ama yine de sevmekten vazgeçmeyenlerdir. Emek vererek, inanç, azim ve kararlılıkla düştükçe daha fazla güçlenerek kalkan kadınlardır.

Aslında her yandığında bir Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğanlardır.

İlgili Haberler

Taranto’nun Yaşayan Hafızası: Nicola Giudetti

okuryazarkitaplar

In Your Dreams

KÜBRA ÇAKAR

Osmanlı’da Devşirme Sistemi ve Enderun

Çağlar Didman

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...