
Yazar Büşra OKTAY
Bağımlı ebeveynlik durumu, ebeveynlerin çocuklarına aşırı derecede bağımlı bir ilişki geliştirmesiyle ortaya çıkar. Anne, geçmişte yaşadığı duygusal travmalar, sevgi ve güven eksikliği gibi olumsuz deneyimlerini çocuğu aracılığıyla telafi ederken bağımlı hâle gelebilir. Bu durum, çocukların kendi kimliklerini geliştirmesini ve bağımsız bireyler olarak büyümelerini zorlaştırır.
Anne ve babalar, çocuğun her adımında “Ben burada olmalıyım.” hissiyle hareket etme düşüncesine sahip olabiliyorlar. Bunun nedeni ise sevgi ve destekleyici duygulardır. Ancak her zaman öne atılmak, “Ben burada olmalıyım.” düşüncesiyle hareket etmek ya da her konuda müdahale etmek, çocuğun her anını ve adımını kontrol etmek; çocuğun özgüvenini ve bağımsızlığını gölgelemeye sebep olabilir.
Çocuk, kendi adımlarını atma fırsatını bulamazsa ya da bu düşünceye sahip olursa; sorumluluk, karar verme, benlik hissi ve özgüven gibi duygular yeterince gelişmeyebilir. Ayrıca psikolojik bozukluklar, travmalar, sürekli bir şeyleri halledememe korkusu ve tek başınalık düşüncesi gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle dengeyi kurmaya çalışmak ilk adım olabilir. Çocuğun her alanında var olmasına izin versek bile; uzaktan destek vererek, dinleyerek ve bazen de müdahale etmeyi bırakarak çocukların yanında olduğumuz imajını verebiliriz.
Çocuğun gelişiminde çeşitli tutumlar vardır: demokratik, otoriter, aşırı izin verici ve ilgisiz tutum bunlardan bazılarıdır. Demokratik tutumda yetişen çocuklar; özgüvenli, sosyal, sorumluluk sahibi ve kararlı bireyler olabilirler.
Kısacası anne ve baba tutumları, çocuğun tüm gelişim alanlarını etkiler. Demokratik, sevgi dolu ve dengeli yaklaşım, çocuğun sağlıklı bir birey olmasının temelini oluşturur.
