Sonsuz kelimelerin uyuduğu bir masal şimdi kalbim.
Tam olarak ne gökte ne de yerde yerim.
Kırılmış bir kalem ucunun, itildiği yerdeyim.
Elinin tersine değmekle, düşmenin arasında gölgeyim.
Gözler buğulu olsa da hicran berrak.
Bir bahar var yolumda, etrafı bin bir tuzak.
Adımlarım kör karanlığa tutsak.
Yine de ölümden gayrısı, beni alıkoyamayacak.
Çünkü hasretim bağrında açan nazlı huzura.
Dil ile söylenmeyip kulakla duyulmayana.
Gönülden alıp ömre yol yapana.
Bir ince gülüşün kenarına sıkışıp ateşsiz yanana.
Özlem, her şiiri yarım bırakan illetim.
Yanmayı kaldıramayan devrilmiş dağlar gibi halim.
Düşse de yola doğru olmalı istikbalim.
Kalkmayı yine de ellerinden beklerim.
Yıkılmış, huzursuz bir vicdan gözlerinde helak.
Damla damla aksa önce ruhun ıslanacak.
Sevdan menzile gerilecekti ama boş sadak.
Şimdi söyle; beni sen mi, sensizlik mi vuracak?
