Kategori: Manşet
Kapanmış Gözler
Ahmet Yahya Semerci Bir gece ki sessiz ve karanlık bir gece.Sabahı ise sanki apayrı bir karanlık.Öyle bir uyku öyle bir yakaza görülmedi.Sanki hiç uyanmamak üzere...
Kali Yuga’dan Satya Yuga’ya Geçiş
Bike S.Demirkız Kozmik Döngüde İnsanlığın Uyanışı Hindu kozmolojisinde zaman, doğrusal değil, döngüseldir. Her biri farklı niteliklere sahip dört ana çağdan oluşan bu döngü, insanlığın ruhsal...
Kim Bu Bebek!
Bike S.Demirkız Uzay dolmuşumun arka koltuğunda bir bebek var. Ne var ki benim değil.Aslında görünüşe bakılırsa benim Elifnaz’a benziyor ama Elifnaz asla ağlamazdı, hele ki...
Kutsal Kan Tomris
Bike S.Demirkız Bozkırın sabahı sessizdi.Rüzgâr bile henüz uyanmamıştı. Göğün moru, toprağın sarısıyla karışırken birden doğu ufkunda bir ışık belirdi. Göz kamaştırıcı ama sıcak bir parıltıydı...
Hayalim Okşasın Saçımı
İnci Parlak Bazen varlığı içimi bir bahar sabahı gibi ısıtıyor. Kalbimde çiçekler açıyor, dünya yumuşuyor, ben hafifliyorum. Ama bu anlar hep kısa sürüyor… Çoğu zaman...
Ertesi Gün
Bike S.Demirkız Fotoğrafa bir kez daha baktım.Genç bir yüz, iri gözler, dolgun dudaklar ve isyankâr siyah saçlar. Hem masumiyeti hem de tehlikeyi çağrıştıran bir güzellikti.—...
Hazırım
Ahmet Yahya Semerci Defterime kaydettim tarihi, ceddimi ise cana.Damarlarımda gezen hislerimi, tebdili kana.Belalardan beri olman için öğüdüm sana.Rıza-i Bârî için yine hazırım Kurbana. Bedene sağlık,...
Var Olduğuna İnandığım
Saadet Bozacı Bazen varlığı, içimi bir bahar sabahı gibi ısıtıyor. Kalbimde çiçekler açıyor, dünya yumuşuyor, ben hafifliyorum. Ama bu anlar hep kısa sürüyor… Çoğu zaman...
Güneşten Gelen
Bike S.Demirkız Anadolu‘nun unutulmuş, sarp kayalıklarla çevrili yüksek bir dağ köyünde zaman, eski bir çobanın bastonuna yaslanmış gibi ağır ve sessiz akardı. Bu köy, haritalarda...
Allice Ve Güneş
Gülçin Granit Güneş ihtişamlı cazibesiyle yedi renkli başını alıp gitmeden önce kollarını sarkıtarak yeryüzünün tüm renklerini sildi ve ortalığı zifiri karanlığa boyadı. Bu öyle bir...
Yalanın Kızı
Bike S.Demirkız Adını yazmayı öğrenmeden önce yalan söylemeyi öğrettim Zeynep’e. İnsanların yumuşak, saf olduğunu; bir hikâyeyle kandırılmaya razı olduklarını söyledim. Paramız yoktu belki ama hikâyemiz...
