Bike S.Demirkız Aysu, Kapadokya’nın Güllüdere Vadisi kıyısındaki eski taş evde tek başına yaşıyordu. Yıllarını kazılara, sembollere ve akademik metinlere adamıştı. Fakat bir süredir hiçbir şeyin
Ümmügülsüm Hasyıldırım Gelen vurur giden vurur, vursunlar boş ver.Gördüğünü görme, duyduğunu duyma derler.Aciz gördüklerini top gibi sektirirler.Kaya gibi dimdik dur, yoksa tekmelerler. Her yediğim darbe
Nurhayat Örencik Yaşadıklarımız mı hayata bakışımızı belirler yoksa hayata bakışımız mı yaşadıklarımızı etkiler? Bunu çözmek çok kolay değil. Mutlu olmayı, hayattan zevk almayı ilke edinen
Bike S. Demirkız Ela, sabahın ilk ışıklarıyla uyandı. Ahşap kulübesinin içindeki otlarla tütsülenmiş hava ciğerlerini doldurduğunda içinde bir şeylerin kıpırdadığını hissetti. Geceden kalma rüyaların, puslu
Deniz Karagöl “Herkesin bir fiyatı vardır. Seninki ne kadar?” Gözden uzak karanlık bir köy, haritalar bile terk etmek zorunda kalmış. Söz, yüksekten indi. Ağırlığı vardı,
Leman Elkan Gün doğarken yola koyulmuşlardı. Bebesini sırtına bağlamış; bir elinde ayran güğümü, diğer elinde su testisi, küçük oğlu eteğine yapışmış, ayağıyla toprağı tozutuyordu. Ortanca
Ahmet Yahya Semerci Bülbül olup daldan dala konasım,Bulut olup semalarda süzülesim,Can olup cananı bulasım,Uzak demeyip dağları aşasım geliyor. Mushaf’ı açıp neşre dalasım,İlmi derç edip amel
Ümmügülsüm Hasyıldırım Hayat gailesi, zıtlıklarla beraber sürüp gidiyor. Bir eksi bir artı. İniş çıkışlar yol gösteriyor kalan ömrüne. Bu iniş çıkışlarda bıraktığımız izler rehberdir geleceğe.