Yazar Belgin Müzennet
Aile Danışmanı/Sosyolog/Mindullnes Eğitmeni
Karmaşıklaşan aynı zamanda kolaylaşan bilimin bu denli ilerleyişinde her an değişen hızla birlikte dengeler sürekli değişkenlik gösteriyor. Yaşamın bu değişkenliğe ayak uydurabilmesi neredeyse imkansız gibi görünüyor.
Buna rağmen yaşam tüm gücüyle kendini gerçekleştiriyor. Hayat bu düzlemde ilerlerken hiçbir şey biz gece uyurken bile yerinde durmuyor. Neredeyse inişin olmadığı enteresan bir şekilde sürekli çıkışta olduğumuz bir düzlemde ilginç olaylara tüm dünya olarak tanık oluyoruz ve kendimizi bu hıza rağmen bir teta frekansında tutar gibi davranır haldeyiz zaman zaman.
Bu şu demektir? Bir hipnoz halinde gelen gelişmeleri kabul edip ilginç bir şekilde de uyumlanıyoruz. Yaşama dahil olmanın getirdiği yeni düzeni tüm yaş grupları olarak içselleştirip başardığımızı sanıyoruz… Bu bağlamda baktığımızda esasında yaşamın elimizden aldığı en büyük dinamik sorgulamadan bir gözlem yapmadan yeni dünyanın bize sunduğu menfi müsbet her şeyi resmen kucaklıyoruz.
Ancak gözden kaçan şey esasında gençler yeni nesil. Öyle görünüyor ki yaşam bu ilerleyişe devam edecek. Yeni buluşlar teknolojik gelişmeler inovasyon sürdürülebilir ve kapsayıcı tüm kolaylaştırıcılar bize ilginç ve kabul edilir geliyor. Ancak burada gençlerin bu uyumlanmada dünya vatandaşı olma etaplarında erdemler ekseninde sanırım sapmalar yaşanıyor.
Kuralların olmadığı insani unsurların robotlaştığı iç donanımın eksikliği bana göre bir ara yüz olmak gibi. New age kavramıyla yaşamımıza dahil olan en büyük eksiklik erdemlerin sönmesi. Fakat tabiata doğaya daha fazla zaman ayırmak ve bu çalışmaları yapan teknolojik kolaylaştırıcıları görmek beni ümitlendiriyor aynı zamanda. Yeni dünya kendiliğinden hızlanırken insanlar acaba bu sabah hangi gelişmeyle uyanacağız.
Adrenalin ihtiyacı ile bir merak düzleminde gözünden kaçırdığı hayatın otomatik pilotta sanki bir düğmeyle çalıştığının farkına varmadan çemberin içinde kalmasıdır. Neden? Niye? Niçin? Ve nasıl sorularına cevap aramak kesinlikle en önemli silahımızdır. Soru sormayan ve olanı olduğu gibi kabul etmeninin bu düzlemde gelecek nesiller açısından çok teknolojik bir o kadar da soğuk olması kaygısı taşıyor bu yeni dünya.
Ümidimiz gençlerin hayatı kolaylaşırken değer anlamından sapmıştır. Ancak dünya vatandaşı olurken mesafelerin aradan çekilmesiyle farkındalık imkanları daha da artmıştır. Hızlı yaşamanın gözden kaçıracağı nüansları bir anlamda deneyimleyeme ihtimali söz konusudur.
Evet dostlar hayat gerçekten kısa değildir içeriyi her ne kadar teknoloji ile dolsa da yine çiçekten böcekten tabiattan ve insan sevgisinden anlam çoğalacaktır. Ayağımız toprağa her zaman temas etsin. Sevgilerimle…
