29.2 C
İstanbul
Perşembe, Haz 13, 2024
okuryazarkitaplar
Image default
Antik-AKardelen'in MitleriMitolojiYeniler

Yunan Mitolojisinde Sonsuz Cezalar

Yunan Mitolojisi’nde Tartaros bir nevi cehennemdir. Yeryüzünde affedilmez günahlar işlemiş ruhlar Tartaros’ta sonsuz bir işkenceye maruz kalırlar. Bu günahlar genellikle tanrılara karşı beslenen kibirdir. Tartaros’ta sonsuz cezaya çarptırılmış 4 ünlü karakteri ve onların cezasını anlatan 4 resmi gelin birlikte inceleyelim.

Sisifos

Korint’in kurnaz kralı Sisifos hilekâr yöntemleri ve bizzat tanrılara meydan okuma cüretiyle tanınırdı. En güçlü tanrıları bile alt etme yeteneğiyle ünlüydü ve kibri sınır tanımıyordu. Ancak bir gün küstahlığını çok ileri götürdü ve tanrıların gazabını üzerine çekti.

Sisifos ilk önce onu almaya gelen Ölüm’ü kandırarak zincirledi. Böylece kısa bir süreliğine insanları ölümden kurtardığı için tanrıların kızgınlığını üzerine çekti. Ama Ölüm’ün onu bir kez daha ziyaret edeceğini biliyordu. Bu yüzden karısına öldükten sonra kendisine bir cenaze düzenlememesini ve cesedini nehre atmasını tembihledi. Sisifos öldüğünde karısı kocasının verdiği talimatlarını uyguladı. Bunun üzerine Sisifos yeraltı tanrılarına karısının saygısızlık yaptığını ve ondan intikam almak için kendisini yeryüzüne geri göndermeleri için yalvardı. Sisifos’un ikna yeteneği olağanüstüydü. Tanrılar karısından öcünü alması için yeryüzüne çıkmasını kabul ettiler ve Sisifos bir kez daha Ölüm’ü alt etmeyi başardı.

Ama artık bu onun son firarıydı! Tanrıtanımaz kurnazlığı yüzünden Sisifos Tartaros’un derinliklerinde korkunç bir cezaya çarptırıldı. Bir kayayı yokuşun zirvesine taşımalıydı ama ne zaman zirveye ulaşmayı başarırsa taş aşağı yuvarlanıyordu. Sisifos dur durak bilmeden taşı zirveye taşımaya ve taş her seferinde aşağı yuvarlanmaya dünyanın sonuna kadar devam edecekti.

Ünlü şair Homeros, Sisifos’un işkencesini destanında şöyle anlatır:

“Sisyphos’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: 

Yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı, 

ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanınıştı kayaya,

 ha bire itiyordu onu bir tepeye doğru, 

işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, 

ama tepeye varmasına tam bir parmak kala, 

bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, 

aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden başbelası kaya, 

o da yeniden itiyordu kayayı tekmil kaslarını gere gere, 

kopan toz toprak habire aşarken başının üstünden,

o da ha bire itiyordu kayayı, kan ter içinde.

Homeros, Odysseia

Sisifos’un işkencesi ünlü ressam Titian tarafından resmedilmiştir. Sisifos ağır kayayı sırtında taşıyarak yokuş yukarı çıkmaktadır. Hem de zirveye vardığında kayanın geri yuvarlanacağını bilmesine rağmen… O görevine odaklanmıştır. Arka planda ise Tartaros’un dehşeti karanlık dumanlar ve alevlerle betimlenmiştir. Lakin Sisifos “bile bile boşuna çaba sarf etmeye” devam etmektedir.

Danaidler

Danaidler Libya şehrini yöneten Kral Danaosun elli kızıydı Aynı şekilde Danaos’un erkek kardeşi Aigyptos da elli oğul sahibiydi. Fakat Danaos aldığı bir kehanete göre damatları tarafından öldürülecekti. Bu yüzden kızlarını hiç kimse ile evlendirmek istemiyordu. Kendisinden daha güçlü bir kral Aigyptos ise çocuklarını evlendirmek konusunda ısrarcıydı. Danaos bu yüzden kızlarını alıp, ülkesini terk etmiş ve Yunanistan’a sığınmıştır. Ama Aigyptos, talebinden vaz geçmeyip, kardeşinin peşinden oğullarını alarak Yunanistan’a gelmiştir. Bir savaşa sebep olmak istemeyen Danaos, pes etmek zorunda kalmış ancak bir entrika ile problemi kökünden çözebileceğini düşünmüştür.

Kızlarının düğün gecesinde elli kızına da birer hançer verir ve gerdek gecesinde kocalarını öldürmelerini tembihler.

Hypermnestra adında biri hariç tüm Danaidler babalarının emrine itaat ederek bu korkunç eylemi gerçekleştirir. Kocası Lynceus’a duyduğu sevgiyle hareket eden Hypermnestra onun hayatını bağışlar. Böylece babasının emrini yerine getirmemiş ve onun isteklerine karşı gelmiş olur.

Babalarına itaat eden kırk dokuz Danaid, canice eylemlerinin cezası olarak Tartaros’ta sızdıran bir kazanı sonsuza dek suyla doldurmaya mahkûm edildi. Daniedler boşuna bir çaba ile kazanı doldurmaya çalışır. Öte yandan Hypermnestra merhameti ve itaatsizliği nedeniyle bu cezadan kurtulmuştur. Lynceus ile birlikte Yunan mitolojisinde önemli bir figür haline gelen Abas adında bir oğulları olmuştur.

Ünlü İngiliz ressam John William Waterhouse, Danidler isimli tablosunda, kızların nafile bir çaba ile kazanı doldurmaya çalıştığı anı resmetmiştir.

Tantalos

Tantalos Yunan mitolojisinde Tartaros’taki ebedi cezası ile bilinen mitolojik bir figürdür. Tantalos, Tanrı Zeus ile Plouto adında ölümlü bir kadının oğluydu ve bu da onu yarı tanrı yapıyordu. Ancak ayrıcalıklı konumunu kötüye kullanmış ve tanrıların gazabına uğramıştır.

Tantalos’un hikâyesi onun kutsal şeylere saygısızlığı çevresinde şekillenir. Tanrıları bir ziyafete davet etmiş ve onların her şeyi bilip bilmediklerini test etmek amacıyla onlara kendi oğlu Pelops’un etini ikram etmiştir. Tanrılar onun planını hemen fark etmişler ve Tantalos’u kibrinden dolayı cezalandırmışlardır. Böylece sonsuz azap çekeceği, Yeraltı Dünyası’nın bir parçası olan Tartaros’a gönderilmiştir.

Tantalos bir gölün ortasında sonsuza dek duracaktır. Başının üzerinden güzel yemişler sakar. Ancak ne zaman yemişlere uzanmak istese, bir yel onları çok uzağa iter durur. Gölün suyundan ne zaman içmek için eğilse su toprağa çekilerek kurur. Tantalos tanrılara karşı beslediği kibir yüzünden sonsuz açlık cezasına çarptırılmıştır.

Homeros, ünlü destanından onun işkencesinden şöyle bahseder:

“Tantalos’u da gördüm, korkunç işkenceler çekerken: 

Duruyordu bir gölün içinde, ayakta, 

yüksele yüksele çıkıyordu su çenesine kadar, 

ama içmek için davrandı mıydı, damlasını alamıyordu suyun, 

ihtiyar adam eğiliyor, eğiliyor, eğiliyordu, 

su da çekiliyor, çekiliyor, yok oluyordu emen toprakta, 

ve bir çamur peyda oluyordu ayaklarının dibinde, kapkara, 

ossaat bir tanrı kurutuveriyordu gölü. 

Yemişler sarkıyordu başının üstünde dallı budaklı ağaçlardan 

armutlar, narlar, pırıl pırıl elmalar, 

ballı incirler, tombul zeytinler sarkıyordu, 

ama ihtiyar adam, koparayım diye ellerini uzattı mıydı, 

bir yel geliyor, savuruyordu onları kara bulutlara.”


Homeros, Odysseia

İtalyan ressam Giovanni Battista Langetti, Tantalos’un işkencesini resmetmiştir. Tantalos acı içinde yanında asılı duran yemişlere uzanmaya çalışır ama bir türlü başaramaz.

İksion

Lapithlerin kralı İksion kayınpederine önemli miktarda borçlanmıştır. Ancak İksion borcunu ödemek yerine ödemeden kaçmak için sinsi bir plan yapar.

Bencilliği ve açgözlülüğü ile hareket eden İksion kayınpederini sahte bahanelerle sarayına davet eder. Kayınpederi geldiğind, İksion bu fırsatı değerlendirerek kayınpederini öldürür. Böylece borcunu ödemez ve aile bağlarını tamamen hiçe saydığını gösterir.

İksion’un iğrenç eyleminin ardından, kendisini hem ölümlüler hem de tanrılar tarafından dışlanmış, yalnızlık ve suçluluk dolu bir hayatla karşı karşıya bulmuştur. Bununla birlikte, tanrıların kralı Zeus İksion’un düştüğü durumu fark etti ve ona bir kurtuluş şansı sunmaya karar verdi. Zeus merhamet göstererek İksion’u karakterini düzeltmesi umuduyla tanrıların diyarı olan Olimpos Dağı’na davet etti.

Tanrıların ilahi huzuruna çıktığında İksion’a misafirperverlikle davranıldı ve nezaket gösterildi. Ancak bu sefer İksion büyük bir kibre kapılarak, Zeus’un karısı ve tanrıların kraliçesi Hera’yı baştan çıkarmaya çalıştı.

Zeus İksion’un cüretkâr hareketine tanık olunca öfke ve hayal kırıklığıyla doldu. İksion’u küstahlığı ve kutsal kuralları ihlali nedeniyle cezalandırmak için bir plan yaptı. Hera’ya benzeyen bulut benzeri bir figür yarattı ve onu, İksion’un karakterini ve sadakatini test etmek için kullandı. İllüzyon tarafından kandırılan ve arzularına karşı koyamayan İksion şehvetine yenik düştü ve Hera’nın kendisi olduğuna inanarak bulut ile yasak bir birliktelik yaşadı.

İksion’un ihanetine öfkelenen Zeus uygun bir ceza verdi. İksion’u sonsuza dek yanarak dönen bir tekerleğe bağladı ve bu tekerlek “İksion’un Tekerleği” olarak anılmaya başlandı. Havada asılı duran tekerlek sürekli dönüyor ve alevler onu tüketirken İksion’a eziyet ediyordu.

İspanyol ressam Jusepe de Ribera, İksion isimli eserinde, bu mitolojik hikayeyi konu almıştır. Eserde siyah arka plan üzerinde İksion sanki aşağı devrilecek gibi görünür. Çektiği işkence yüzünden kasları gergindir. Alt taraftaki satir figürü ise ona işkence uygulayan görevlidir.

İlgili Haberler

Tanrıya Giden Trenler

okuryazarkitaplar

Teşekkürler…

okuryazarkitaplar

Antik Yunanlılar Mavi Rengini Göremyorlar (mıy)dı?

Kardelen Oğlakçıoğlu

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...