Mitler, insanlık tarihinin en eski anlatılarıdır. Toplumların ortak hafızasında yer eden bu hikâyeler, Jung’un “kolektif bilinçdışı” kavramıyla açıklanır. Bugün ise mitler yalnızca arkeolojik ya da
Antik dünyada kedilerin kutsal kabul edilmesi, insan ile hayvan arasındaki bağın sadece bir evcilleştirme hikayesi değil, aynı zamanda derin bir dini ve felsefi köprü olduğunu
I Ne zaman bir çocuk ölse gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır II Yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse
Günümüz kültüründe mizansen, sahneleri şekillendirirken ideolojiyi gizlice taşıyor. Dekor ve ışık unsurları, izleyiciyi etkiliyor. Sanatçılar bu araçlarla toplumsal mesajlar veriyor. Bu yazı, modern sanat ve
Medeniyetin Görünmeyen Altyapısı Antik şehirlerde kanalizasyon sistemleri, uygarlık tarihinin çoğu zaman gözden kaçan ama şehirleşmenin temelini oluşturan unsurlarından biridir. Antik toplumlar, yalnızca anıtsal yapılarla değil;
Yüce (Sublime), gündelik dilde sadece “muhteşem” olarak adlandırılsa da, sanat ve kültür üzerinde derin etkileri olan karmaşık bir kavramdır. Bu duygu, insanı hem hayranlıkla büyüler
Yazan: Esra SAYGINER Bir İmtihan Meselesi Emri Olur! Yüzyıllar öncesinden günümüze aktarılan bir dramdır Vahşi’nin hayatı. Yemek bulursa yiyen, su bulursa içebilen; yatağı
Eski Mısır’da evcil hayvan mezarlıkları, kadim Mısır toplumunun hayvanlarla kurduğu derin duygusal bağı ve onları sadece birer iş gücü değil, ailenin onurlu birer üyesi olarak
Yazan: Bike S. Demirkız “İnsanlığa oynanan en büyük oyun, şeytanın gerçek olduğuna inandırılmasıdır.” İlk bakışta bu cümle kışkırtıcı, hatta kimi inançlar için rahatsız edici görünebilir.
Yazar: Süleyha Bağca Polat Hayat normal akışında iyidir. Herkes nasibine düşene razı olur, kadere rıza gösterip acılarını içine gömer, mutluluklarını hayalinde canlandırarak yoluna devam eder.