Okuryazarkitaplar
DenemeEdebiyatManşet

Gerçek Savaş Nerede? Zihin, Ego ve Kötülük Yanılsaması

Yazan: Bike S. Demirkız

“İnsanlığa oynanan en büyük oyun, şeytanın gerçek olduğuna inandırılmasıdır.”

İlk bakışta bu cümle kışkırtıcı, hatta kimi inançlar için rahatsız edici görünebilir. Ama biraz durup derine indiğinizde, bizi dışarıya değil içeriye bakmaya zorlayan güçlü bir davet içerir.  Acının kaynağını da özgürlüğün anahtarını da başka yerlerde değil, kendi bilincimizde aramaya çağırır.

Şeytan; boynuzlu, kırmızı tenli, karanlıkta pusuya yatmış bir varlık değildir. Şeytan, zihnin içindeki egodur.

O, “kimse görmez” diye fısıldayan sestir.

Kalbin “dur” dediği yerde “devam et” diye dürten dürtüdür.

Korku, suçluluk, açgözlülük, kibir ve doymaz arzu…

Sevgiden ve farkındalıktan kopmuş hâlimizdir.

Bu sesi “ben” sandığımız anda yanılsama başlar. Kötülüğü dışarıda bir düşman olarak görür, kendimizi masum sanırız. Oysa asıl körlük tam da burada gizlidir.

Tanrı ile Şeytan arasındaki o meşhur savaş, evrende yaşanan kozmik bir çatışma değildir.  Bu savaş, her insanın bilincinde, her gün, her an yaşanır.

Bir yanda yüksek benlik vardır: Şefkat, hakikat, sezgi ve berraklık.

Diğer yanda ego-zihin: Ayrılık üzerinden beslenen, korkuyla ayakta duran, acıyı kimlik yapan yapı.

Uyanış dediğimiz şey, bu gerçeği fark ettiğimiz anda başlar ve o an, büyük illüzyon çöker.  Hayatın tek bir evrensel bilinç olduğunu idrak ederiz.  Aynı bilincin, sayısız yüzle kendini deneyimlediğini…  Sen, ben, yıldızlar ve hatta “şeytan” diye adlandırılan gölge yönler bile bu tek yaşam gücünün ifadeleridir. Öğrenen, evrilen, kendini hatırlamaya çalışan bir bilinç.

Şeytanı kendi gölge düşüncelerin olarak gördüğünde korku dağılır.  Güç geri sana döner.  Cennet ve cehennemin birer mekân değil, zihin hâli olduğunu fark edersin.

Hangi düşünceyi beslersen, hangi sesi yönetime geçirirsen yaşadığın dünya da ona göre şekillenir. Kötülüğü inkâr etmiyor, onu gizemli bir varlık olmaktan çıkarıyoruz.

Kötülük; insanın öz benliğini bilmemesidir.  Tanrı ise uzakta oturan bir yargıç değil, bu oyunun tamamını sessizce izleyen saf farkındalıktır.

İyi ile kötü arasındaki savaş ne cennette ne cehennemdedir. Bu savaş, nefes almış her insan zihninde verilmektedir.

Egonun sesini susturup kalple hizalandığında, gölgelerle kavga etmeyi bırakırsın böylece ilk kez, yaratımın bilinçli bir parçası olmaya başlarsın. İşte gerçek özgürlük tam da burada doğar.

Editör: Nuray Balcı

 

 

İlgili Haberler

Evliya Çelebi’nin izinden

okuryazarkitaplar

CEVİZİN AŞKI

okuryazarkitaplar

“Erikçi” Kelimesinin Etimolojisi

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...