Yazar Ramazan Turhan
“Asla vazgeçme. Çünkü ne kadar yakın olabileceğini bilemezsin.”
İnsanın en çok yanıldığı an, pes ettiği andır. Çünkü pes ederken, aslında yolun ne kadarını tamamladığını göremez. Belki de sadece bir adım sonra hedefe ulaşacakken bırakır. Ve yıllar sonra dönüp baktığında, “Keşke biraz daha dayansaydım” der.
Hayat, merdivenleri karanlık bir binaya benzer. Elinde küçük bir fenerle adım adım çıkarsın. Yorgunluk artar, nefesin daralır. Kaçıncı katta olduğunu bilmezsin. Belki daha çok var sanırsın. Ama belki de sadece bir basamak kalmıştır ışığı görmene… İşte bu yüzden vazgeçmemek, sadece sabır değil, aynı zamanda kör bir güven ister. Çünkü sen göremesen de yol seni bir yere götürmektedir.
İnsan bazen şunu düşünür: “Çok uğraştım, ama olmuyor. Demek ki bu bana nasip değil.” Oysa hayat, bazen en zorlu sınavları kapının eşiğinde verir. Çünkü kapıyı açacak anahtar, sabrın son dişindedir. Bıraktığında, anahtarı yere atmış olursun. Ama devam ettiğinde, o kapının ardında bekleyen ışığı görürsün.
Ne kadar yakın olduğunu bilemezsin. Belki yıllardır süren emeğin, tam da bugün meyve verecek. Belki gözyaşlarının ardından gülüşler başlayacak. Belki de en karanlık gecenin sabahına bir adım kalmıştır. Ama bunu sadece yürümeye devam edenler öğrenir. Pes edenler, o sabahı göremez.
Düşünsene, toprağa tohum ektiğini. Suluyorsun, bekliyorsun, hiçbir şey olmuyor. Haftalar geçiyor, yine bir filiz yok. Tam vazgeçecekken, ertesi gün o yeşilbaş gösteriyor. Aslında tohum hep çalışıyordu, kök salıyordu, büyüyordu. Ama sen göremiyordun. İnsan hayatı da böyledir. Görmediğin anda bile, çaban boşa gitmez. Yeter ki devam et.
Asla vazgeçme, çünkü sadece hedefe değil, kendine de yaklaşmaktasın. Mücadele ettiğin her gün, biraz daha güçleniyorsun. Biraz daha derinleşiyor, biraz daha sağlamlaşıyorsun. Yol, sana sadece sonuç getirmiyor; seni sen yapıyor. Bıraktığında sadece hedefi değil, kendini de yarım bırakıyorsun.
Elbette, vazgeçmemek kör bir inat değil, bilinçli bir direniştir. Yanlış yolda ısrar etmek değil, doğru olduğuna inandığın şeyde sabretmektir. Çünkü bazen hayat seni test eder: “Gerçekten istiyor musun?” diye sorar. Ve sen vazgeçtiğinde, cevabını vermiş olursun.
Yakınlığı görememek, insanın en büyük körlüğüdür. Nice insanlar vardır, pes ettikten kısa süre sonra başarıya ulaşacaklarını öğrenirler. Bir ressam, eserlerini yakıp atar ama bir tabloyu bırakır; yıllar sonra o tablo dünyayı gezer. Bir yazar, defalarca reddedilir, bırakma noktasına gelir; tam o anda yayınevinden kabul mektubu gelir. İşte hayat böyledir: Son basamak en ağır olandır, ama kapıyı açan da odur.
Kimi zaman da hedefin kendisi değil, yolun sana kattığı güç önemlidir. Vazgeçmediğinde, belki istediğini tam bulamazsın, ama bambaşka kapılar açılır. Çünkü vazgeçmeyen, yolculuğun hakkını verir. Ve hayat, bu hakkı teslim edene mutlaka yeni bir güzergâh sunar.
Unutma: Vazgeçtiğinde, aslında ne kadar yakın olduğunu asla bilemeyeceksin. Belki sadece bir gün, belki bir saat, belki tek bir nefes kalmıştı. Ama devam ettiğinde, öğreneceksin. Öğrendikçe güçlenecek, güçlendikçe daha da ilerleyeceksin.
Asla vazgeçme. Çünkü yolun sonunda sadece hayalin değil, kendin de seni bekliyorsun.
Editör Nuray Balcı
Yazarın Kitabı

