Evvel zaman içinde, hiçbir şey yokken yalnızca uçsuz bucaksız sular vardı. Ne gök vardı ne de yer; sadece derin ve karanlık deniz. Bu sonsuz suyun üzerinde ise Tanrı Kayra Han yaşardı. O, yüceydi, ezelîydi ve bütün varlığın kaynağıydı. Kayra Han, suların ortasında bir ışık var etti. Bu ışıktan gök kubbe doğdu, yıldızlar serpildi, güneş ve ay yerini aldı. Ardından, karanlıkların derinliklerine bir ağaç dikti: Dokuz dallı hayat ağacı. Her dalından bir boy türeyecek, her boy dünyaya yayılacaktı.
Bir gün Kayra Han, suyun içinde yüzen Ak Anayı çağırdı. Ak Ana, denizin içinden çıkıp ışık gibi yükseldi. Ona şöyle dedi:
— Ey ulu Tanrı, insanı yarat. Yeryüzünü kur ki boşluk dolsun.
Bunun üzerine Kayra Han, suyun üzerine önce bir ada çıkardı. Toprak serpildi, dağlar yükseldi, ırmaklar aktı, ormanlar yeşerdi. Dünya şekillenmeye başladı fakat yeryüzü henüz yalnızdı.
Kayra Han, toprağı yoğurdu, balçıktan bir varlık yaptı. Bu balçığa kendi nefesinden üfledi ve ilk insan can buldu. İnsan gözlerini açtığında göğün mavisini, yerin yeşilini gördü. Yalnızlığını gidermek için ondan bir eş yaratıldı. Böylece insanlar çoğalmaya başladı.
Fakat yaratılış sadece iyilikle sınırlı kalmadı. Karanlıkların içinden Erlik doğdu. Erlik, gurura kapıldı, Kayra Han gibi güçlü olmak istedi. Gizlice toprağı karıştırdı, pislik kattı. İşte o andan itibaren dünyada kötülük, hastalık ve ölüm de var olmaya başladı.
Kayra Han, düzeni bozulmasın diye göğü kat kat yükseltti. İnsanlara hem iyiliği hem de kötülüğü bilme imkânı verdi. Böylece insanlar, özgür iradeleriyle yol seçmeye başladı.
Gök kubbe altında, dokuz dallı ağacın gölgesinde insanlar yeryüzüne dağıldı. Her dal bir kavmi besledi; her kavim, kendi yolculuğunu sürdürdü. Ve böylece Türkler, göğün oğulları ve yerin çocukları olarak dünyaya yayıldılar.
Kaynaklar: Altay ve Yakut (Saha) Türklerinin Yaratılış Destanı
Bu destanda başlangıçta yalnızca sonsuz sular vardır. Tanrı Kayra Han (veya Ülgen) göğü ve yeri yaratır.
Ak Ana sudan çıkar ve Tanrı’ya insanoğlunu yaratmasını söyler.
Kayra Han’ın emriyle toprak, dağlar, gök katları ve hayat ağacı ortaya çıkar.
Erlik, Tanrı’ya karşı gelen, kötülükleri dünyaya sokan varlık olarak destanda yer alır.
Radloff, Wilhelm (1893). Sibirya’dan: Türk-Tatar Dil ve Destanları
Altay Türklerinden derlenmiş yaratılış mitleri içerir.
Bang, W. & Rahmeti, G. (1936). Oğuz Kağan Destanı ve Türk Mitolojisi Üzerine Araştırmalar
Türklerin evren tasavvuru ve yaratılış inançlarını inceleyen çalışmalardan biridir.
Bahaeddin Ögel (1995). Türk Mitolojisi (2 cilt)
