Yenilebilir Enerji Kaynaklarının Küresel İklim Değişikliği Üzerine Etkisi
Yazarlar- Esra Deniz Güner/ Emine Su Turan
Sanayileşme sürecinin bir sonucu olarak 1870’li yıllardan bu yana, fosil yakıtların kullanımındaki artışla birlikte insanlık, küresel iklim değişikliği sorunuyla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Bu sorun gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak dünya ülkelerinin hemen hepsini ciddi oranda etkilemektedir. Yenilenebilir enerji veya alternatif enerji kaynakları son yıllarda savunulmakta olup, doğayı koruma üzerine en fazla uzlaşı sağlamış önerme olarak öne çıkmaktadır. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve sınırlı doğal kaynaklardaki azalmasıyla birlikte doğaya ve doğal kaynaklara zarar vermeyen enerji ve üretim biçimleri, bilhassa Kyoto Protokolünün imzalanmasını izleyen süreçte, devletlerin öncelikli taleplerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada, küresel iklim değişikliği
sorunu ve bu sorunun yönetimi için yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının yaygınlaştırılmasının önemi ortaya konulmaktadır.
Nüfus artışı, sanayileşme ve enerji talebinde artışa, bunlar da kaynak kullanımındaki artışa sebep olur. Böylece daha fazla fosil yakıt kullanımı ile bir zincirleme döngüyü oluşturmaktadır. Bu döngü beraberinde iklim değişikliğine neden olan karbondioksit ve diğer sera gazlarını beraberinde getirmektedir. Dünyayı tehdit eden en büyük çevre sorunlarından biri sera gazı artışı ile küresel ısınmadır. Türkiye, küresel ısınmanın yıkıcı sonuçları bakımından, riskli ülkeler arasında bulunmaktadır. Uzun vadede sürdürülebilir ekonomiyi desteklemek ve çevresel etkileri azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı kilit rol oynayacaktır.
Ancak burada devletin büyük bir potansiyele sahip olan yenilenebilir enerji kaynaklarını sürekli destekleyen ve teşvik eden finansal bir politika izlemesi gereklidir. Yenilenebilir enerji kullanımı, enerji şirketlerinin hedef ve yatırımlarında yenilenebilir enerji ağırlıklı bir yol izlemeleri şartını koyarak ya da mali yardımlar yaparak teşvik edilebilir. Alım garantisi ile süre, miktar ve fiyatlandırmada yüksek politikalar izlenerek yatırımcıların önünü açmalıdır. Böylece ilk yatırım masrafı ve kullanılan
yüksek teknolojinin sağlayacağı ekonomik dezavantaj ortadan kaldırılabilir. Ekonomik rekabet gücü arttırılan yenilenebilir enerji politikası ile geri dönülmesi mümkün olmayan küresel ısınmanın yaratacağı ekolojik zararlar azaltılabilir.
Enerjinin daha etkin ve idareli kullanımı ile enerji verimliliği desteklenerek karbon emisyonlarını azaltmak da bir diğer önemli adımdır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzının sağlanmasındaki katkısının yükseltilmesi; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve dışa bağımlılığın azaltılmasına yüksek katkı sağlayacaktır. Enerji temininde kaynak çeşitliliği (güneş, rüzgar, jeotermal gibi) ithalattan kaynaklanan risklerin azaltılmasında da önemlidir. İklim ve enerji politikalarının beraber oluşturulması daha kalıcı çözümler üretilmesi açısından oldukça önemlidir. İklim değişikliğiyle mücadele için düşük karbonlu yatırım politikaları ile Bakanlık kalkınma politikalarının uyumlu hale getirilmesinin oldukça önemli olduğu dikkate alınmalıdır.
Bu makalenin tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz
Güner, E. D., & Turan, E. S. (2017). Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Küresel İklim Değişikliği Üzerine Etkisi. Doğal Afetler ve Çevre Dergisi, 3(1), 48-55. https://doi.org/10.21324/dacd.285523
