Ağla kalem…
Çünkü gözyaşını bile yakıştıramadık bazen kendimize.
Güçlü görünmek uğruna ne çok acıyı susturduk,
Ne çok yarayı gülümseyerek örttük…
Yaz şimdi;
Geceye fısıldanan ama sabaha yetişemeyen duaları,
Kendi kendini teselli eden o yorgun yürekleri,
Bir tebessümün arkasına gizlenen fırtınaları yaz…
Yalnızlığı,
Kalabalıkların içindeki ıssızlığı,
Ve en çok da;
Hiç kimseye anlatılamayan “ben aslında…” diye başlayan cümleleri yaz.
Unutma kalem,
Biz içimize attıkça,
Sen susarsan…
Yaralar konuşur.
