Yazar Ramazan Turhan
“Dürüst olmak sana bir sürü arkadaş kazandırmayabilir ama her zaman doğru olanları kazandırır.”
İnsanın en büyük imtihanlarından biri, başkalarının gözüne hoş görünme isteğidir. İnsan çoğu zaman kalabalığın içinde kabul görmek için maskeler takar. Söylemek istediğini değil, duymak istediklerini söyler. Olmadığı gibi davranır, hissetmediği duyguları gösterir. Bu maskeler belki kısa vadede daha çok dost kazandırır. Ama uzun vadede, ruhunu kendi ellerinle terk etmektir.
Dürüstlük, yalnızca doğruyu söylemek değildir; aynı zamanda doğruyu yaşamaktır. Ve dürüst yaşamak, her kulağa hoş gelmez. Çünkü insanlar çoğu zaman yalanlarla avutulmayı, gerçeklerle yüzleşmeye tercih eder. Dürüst bir insanın yanında, herkes kendi çıplaklığını görür. Bu yüzden çoğu kişi ondan uzaklaşır.
Ama uzaklaşanlar, zaten yanında olmaması gerekenlerdir. Dürüstlüğün kıymeti, sana az ama hakiki insan bırakmasındadır. Çünkü dostluğun ölçüsü sayı değil, sadakattir. On kişiyle gülüp oynayabilirsin ama düşerken elinden tutacak tek kişi bulamazsın. Oysa dürüstlüğün getirdiği tek bir dost, sana on dostun edemediğini eder.
Düşün: Bir gemidesin. Fırtına kopuyor, dalgalar gemiyi savuruyor. Yanında onlarca yol arkadaşı var ama çoğu paniklemiş, kendi canını kurtarma derdinde. İşte o an, dürüstlüğün kazandırdığı tek bir dost, direksiyona geçip seninle birlikte gemiyi kurtarır. Sayılar değil, nitelikler hayati olur.
Dürüst insanın yolculuğu kolay değildir. Çünkü o, her adımda yalnız kalmayı göze alır. Yalnızlık korkusu, pek çok insanı yalanlara razı eder. Ama bil ki, yalanların etrafında kurulan kalabalık, aslında bir yanılsamadır. Bir gün gerçeğin kapısı aralandığında, o kalabalık dağılır. Ve sen yapayalnız kalırsın.
Dürüstlük, sağlam bir filtre gibidir. Çevrenden sahteyi, çıkarcıyı, ikiyüzlüyü eleyip atar. İlk bakışta bu bir kayıp gibi görünür. Oysa aslında büyük bir kazançtır. Çünkü yanında kalanlar, sınanmış insanlardır. Gerçeğini görüp de hâlâ yanında duran, gerçek dosttur.
Ve dürüstlük, sadece insanlara değil, kendine karşı da gereklidir. Kendine yalan söyleyen, kendi hatalarını görmezden gelen bir insan, hayatının hiçbir alanında ilerleyemez. Dürüstlüğün asıl gücü, önce içindeki karanlıkla yüzleşmendedir. Kendine dürüst olan, başkalarına da dürüst olur.
Unutma! Yalanın üzerine kurulan her şey çökmeye mahkûmdur. Bir dostluk, bir ortaklık, bir evlilik… Hepsi ancak hakikatin üzerinde durduğunda uzun ömürlüdür. Çünkü gerçek, zamanın testinden geçer; yalan ise ilk sarsıntıda yıkılır.
Belki dürüst olduğunda daha az insan yanında olacak. Belki yalnızlık bazen ağır gelecek. Ama yanında kalanlar, senin hakikatinle bağ kuracak. Seni olduğun gibi kabul edecek. İşte o zaman, gerçek anlamda yalnız olmayacaksın.
Çünkü sahte dostlukların çokluğu, gerçek bir dostun yokluğunu telafi edemez. Ve dürüstlük, işte o gerçek dostu sana kazandıran tek anahtardır.
Az olsun, öz olsun. Çoğu zaman kalabalıklar sana gölge eder. Ama bir doğru dost, sana güneş olur.
Edit: Orhan Özer
