Kahve, kültürümüzde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kimi zaman sevincimizin, kimi zaman ise üzüntümüzün ortağı olur. Aslında kahve deyince aklımıza paylaşmak gelir. En makbulü de
1795 yılında, Hindistan hâlâ “Hindostan” adıyla anılmaktadır. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, bölgeyi adım adım ele geçirirken halkın özgürlüğü büyük bir tehdit altına girmiştir. Bu işgale
"Pembe düşlerin beyaz ülkesinde kimseyi sevmemişlere isyan edip dururdu yetmişli yılların başında Şenay. Herkesin pembe düşlerinin olduğu zamanlardı. Dünya iletişim çağı ile beraber, kopkoyu renklere
Orada her zamanki yerinde duruyor işte. Artık sabahları onu göreceğim için uyanmaya başladım. Önceleri onu gördüğümde bütün hücrelerim dile gelir: "Hah, geliyor, tipine tükürdüğüm; kasıla
Büyük hayallerle başladığı hastanedeki işine erkenden geldi Esma. Hiç böyle hayal etmemişti, işe başlayalı daha beş ay olmuştu ama bu onun için yıllara bedeldi. Kafeteryaya
Bir zamanlar köy meydanının tam ortasında büyük bir taş sahne vardı. O sahne, yıllar boyunca köylüler için en özel alanlardan biriydi. Her yaz, bir başka
Önce esnedim öylesine sonra tek tek parmaklarımı kıtlattım. “Ne olmadığını bulursan ne olduğunu bulursun.” diyen Osho’nun peşinden gitmeye hazırdım artık. Nasıl? Sizce yeterince ilgi çekici
"Kocamın cenazesine gitmedim. Hayır, hiç de pişman değilim. “Nasıl yaparsın böyle bir şeyi?” dedi ablam Emine, kapının eşiğinde dikilmiş, sanki bütün kasabanın dili olmuş gibi
"Füruzan, Türk edebiyatının kadın ve toplum duyarlılığına odaklanan güçlü kalemlerinden biridir. Gül Mevsimidir adlı eserinde, sıradan insanların hayatlarına dair keskin gözlemlerini ve içsel dünyalarını, samimi
"İki dudağı yay gibi gerilmiş, dilinden oklar fırlamıştı artık. Geri dönüşü olmayan bir yol onu bekliyordu. Hâlbuki geri dönüşleri çok severdi. Vazgeçme ihtimali elinden alınırsa