BÖLÜM II
BANA SEN AĞLAR MISIN?
Ormanın içinde, yol boyunca yürümeye devam etti Nuran. Şimdi ne yapacaktı, nereye gidecekti? Karar veremediğinde ya annesini ya da en yakın arkadaşı Saniye’yi arardı. Ama onları arayıp ne diyecekti? “Yemeğin altını kapatayım mı, bu çorabı alayım mı?” gibi basit bir soru değildi bu. Peki annesi bu olanları öğrense ne derdi? “Pis rezil adam, kızımın namusunu kirletmeye çalışırsın ha! İşte kızım, böyle karnını delik deşik eder,” mi derdi? Yoksa “Kızım, izin verseydin ya, belki seni alacaktı,” mı derdi?
Gözleri dehşetle açıldı. Belki de alacaktı onu Vedat. Belki o kırmızı kına tülünü örtecekti başına Nuran. İçinde bir pişmanlık kasırgası dönüp durmaya başladı. “İzin verseydin ya Nuran, belki de seni alacaktı,” diye başına bıçakla vurmaya başladı. Annesine talibini öldürdüğünü nasıl söyleyecekti şimdi? “Aptal Nuran, aptal, aptal, aptal.” diye diye vurmaya devam ediyordu. Başına vurdukça bıçaktan akan kanlar, yeşil naylon ayakkabılarına damlıyordu. Sonra babası geldi aklına. Ablasını kaçıran kişiye bıçak çekmişti babası. “Ulan! Süt parasından yırtacaksın güya, ben sana yedirir miyim o parayı?” deyip adama bıçakla saldırmıştı da, zor almışlardı Ramazan’ı elinden. Sonra tıpış tıpış süt parasını ödeyip götürmüşlerdi büyük ablamı. Babam, Vedat’a da bıçak çekerdi demek ki. Süt parasını vermeden işi bedavaya getirmek istedi belli ki Vedat, diye düşündü. Babamın elinden alamazlarsa, babam da bıçaklardı Vedat’ı, diye düşündüğünde başı dikti. “Senin yerine ben bıçakladım baba. Öyle kolay mı bir kızı almak? Beni bedavaya getirecekti baba!” diye seslendi göğe doğru. Sesi gittikçe yükseldi, cümleyi defalarca tekrarlıyordu: “Beni bedavaya getirecekti baba!” Babasına söylerse babası onu anlardı. “Süt parasını bedavaya getirmeye çalıştı, ben de çekip bıçakladım,” derdi babasına. Babası da “İyi olmuş deyyusa, aferin kızım,” der, belki kellesini ibret-i alem için meydana atardı. Neticede ben, bana istemediğim bir şeyin yapılmasına izin vermediğim için öldürmedim Vedat’ı. Süt parasını bedavaya getirmek istediği için öldürdüm. Sonra gözleri korkuyla kıpırdanmaya başladı. Ama Vedat öldü, şimdi parayı hiç alamayacak babam. Bu sefer bana bıçak çeker mi? Anam araya girer mi? Saniye, “Koş yetiş, babası Nuran’ı bıçaklayacak!” diye babasına yalvarır mı? Kardeşim bizi görüp korkar mı? Halam babamın haline üzülüp ağlar mı?
Sonra yine bağırmaya başladı Nuran, “Bana kim üzülecek, hala?” “Bana kim ağlayacak?” derken bir yandan da gözyaşları sicim gibi akıyordu yırtılmış entarisine. “Bana sen üzülür müsün teyze?” diye seslendi bu sefer teyzesine. “Bana sen ağlar mısın?”
Kendisine tecavüz etmeye yeltenen adamı öldüren Nuran, ağlayacak kimse bulamayacak belli ki. Nuran’a, sen ağlar mısın?


