
Bir şehir düşün;
ışıkları çok ama insanı az.
Kalabalık içinde yalnız kalan
binlerce yürek var biraz.
Bir ekmek sırası gibi hayat;
herkes biraz yorgun, biraz suskun.
Ama yine de gülümsemeye çalışan
bir çocuk var sokak ucunda.
Ve biz,
aynı gökyüzüne bakıyoruz hâlâ,
aynı yağmurda ıslanıyoruz,
aynı rüzgârda savruluyoruz.
Neden o zaman bu ayrılık?
Neden bu uzaklık insan insana?
Bir selam yetmez mi
kalpleri yakınlaştırmaya?
