Okuryazarkitaplar
Image default
ArkeolojiTarih

Viking tarihi

Yüzyıllar boyunca Viking tarihi; sadece kaba kuvvet sahibi, sakallı ve devasa erkek savaşçıların hikâyesi olarak anlatıldı. Ancak modern bilim ve genetik araştırmalar, kuzeyin bu efsanevi denizcileri hakkında bildiğimiz en temel “gerçeği” yerle bir ediyor. İskandinav destanlarında anlatılan “Kalkan Kızları” (Shield-maidens) meğer sadece birer mitolojik figür değil, kılıç kuşanıp gemilerle uzak diyarlara yelken açan gerçek kahramanlarmış.

Bir Ezberin Bozuluşu: Birka Savaşçısı

Viking savaşçı kadını tartışmalarının merkezinde, İsveç’teki meşhur Birka kasabasında bulunan “Bj 581” numaralı mezar yer alıyor. 19. yüzyılda ilk kez açıldığında, yanında iki at, bir kılıç, balta ve kalkanlarla gömülen bu kişinin “üst düzey bir erkek komutan” olduğu varsayılmıştı. Ancak 2017 yılında yapılan DNA analizleri, bu kemiklerin aslında bir kadına ait olduğunu kesin olarak kanıtladı. Üstelik mezardaki strateji oyunu taşları, bu kadının sadece bir asker değil, aynı zamanda savaş taktikleri geliştiren yüksek rütbeli bir subay olduğunu gösteriyordu.

Kalkan Kızlarının Anatomik Kanıtları

Bilim insanları artık sadece mezar eşyalarına bakmakla yetinmiyor; kemiklerin üzerindeki travma izlerini de inceliyorlar. Norveç’teki Solør bölgesinde bulunan bir kadın iskeletinin kafatasındaki ağır bir kılıç darbesi izi, bu kadının aktif olarak savaş meydanlarında bulunduğunu doğruluyor. Bu tür bulgular, Viking toplumunda kadınların sadece evi bekleyen figürler olmadığını, gerektiğinde erkeklerle omuz omuza saf tuttuklarını ortaya koyuyor. İzotop analizleri ise bu savaşçı kadınların da tıpkı erkekler gibi uzun mesafeler katettiğini ve fetihlere katıldığını belgeliyor.

Sosyal Statü ve Savaşçı Kimliği

Viking toplumunda bir kadının savaşçı olması, sadece fiziksel güçle ilgili bir durum değildi. Bu, aynı zamanda sosyal bir statü değişimi anlamına geliyordu. Kadınların mülk edinme, boşanma ve klan içerisinde söz sahibi olma gibi hakları, diğer Avrupa toplumlarına göre çok daha ileri düzeydeydi. Mezar buluntuları, savaşçı kadınların toplum tarafından dışlanmak bir yana, en yüksek onurla ve en değerli silahlarla uğurlandığını gösteriyor. Valkür efsaneleri, belki de bu cesur kadınların gerçek hayattaki gölgelerinden ilham alınarak yaratılmıştı.

Arkeolojide Cinsiyet Algısının Değişimi

Bu keşifler, arkeoloji dünyasında “yanlılık” tartışmasını da beraberinde getirdi. Geçmişte, yanında silah bulunan her iskeletin otomatik olarak erkek olarak etiketlenmesi, tarihin bir yarısını karanlıkta bırakmıştı. Bugün ise gelişen biyoteknoloji sayesinde, İngiltere’den Rusya’ya kadar uzanan Viking yerleşimlerinde daha fazla kadın savaşçının izine rastlanıyor. Artık biliyoruz ki kuzeyin kalkan duvarlarında sadece erkeklerin değil, kadınların da çelik sesleri yankılanıyordu.

Viking kadınlarının sadece savaşta değil, toplum yönetiminde ve denizcilikte üstlendikleri diğer rolleri de merak ediyor musunuz? İsterseniz, Viking yerleşimlerindeki kadın hiyerarşisi ve günlük yaşamdaki hukuki güçleri üzerine kapsamlı bir inceleme sunabilirim.

İlgili Haberler

Bir Gizem Dini Olan Mitraizmin Mitolojik Hikayesi

okuryazarkitaplar

Hürrem Sultan’ın saraydaki sessiz gücü…

Bir Kitap…

okuryazarkitaplar

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...